5 Temmuz 2010 Pazartesi


Neyse annem fazla bir tepki göstermedi.Beden dersinde bahçede valeybol oynadığımızı, üstüne iki ders de coğrafya dersi boş olduğu için içeri girmediğimizi söyledim.İnanmışa benziyordu. Gürcü atalarından gelen genlerinin asaletiyle yanıma yaklaşarak"Hımm, öyle olsun bakalım " dedi. Üstünü değiştirmek için koridora yöneldiğinde derin bir "ohhh..." çektim. İşaret parmağımla burnumun üstündeki yoğurttan bir parmak alıp tadına baktım. İçimde bir serçe neşe ile cıvıldadı.

devam edecek...

4 yorum:

vildan dedi ki...

Sevgili Aylardan Şubat, böyle gıdım gıdım alacaksak bu öykünün devamını.. Eyvahhh!!
Kaç gün kaç gece sürecek bari bilelim:))İçinizde bir serçe neşe ile cıvıldadı öyle mi?
Hoş bir benzetme olmuş.. Tebrikler.

Aylardan şubat dedi ki...

Sevgili Hayal "Kaffem", sizin güzel yorumlarınıza cevap yazmaktan, başka birşey yazmaya zaman mı kalıyor?

abbas dedi ki...

merhaba ,

Öykünüz kurmaca olsa da çok harika, ama azar azar minik minik bölümler halinde olmasına aynı şeyleri söyleyemeceğm.

Eskiden gazetelerde pehlivan tefrikaları olurdu,Kel Aliçonun yahut Koca Yusuf un bir güreşinin anlatımı bir yıl sürerdi.Pehlivan rakibine bir dalar, künde mi attı veya tek paça mı kaptı ancak bir hafta sonra anlardık.Ali Gümüş yazardı;halen yazıyor mu, yaşıyor mu bilmem ama uzayıp giden işlere hep "pehlivan tefrikası gibi" derim.

Yazdıklarınızdan anladığıma göre, sizin yaşınız bunu bilmeye müsait...

Hernedense bu gıdım gıdım anlattığınız nefis öykü bana eski pehlivan tefrikalarını hatırlattı.Umarım çok uzun sürmez bekleyişimiz.


PASBAN

Aylardan şubat dedi ki...

Öncelikle merhabalar Pasban,
Şunu söylemek isterimki öykünün kurmacası daha kıymetlidir bence.Yalnız bu öykünün içinde yaşanmış bir şeyler de olabileceğini de hatırlatmak isterim.
Pehlivan tefrikalarına gelince,maalesef tutturamadınız yaşım sandığınız kadar büyük değil, onlara yetişememişim.
Ben amcamın anlattığı pehlivan hikayelerini iyi bilirim ama. Beni izlemeye devam edin çok yakında size en sevdiğim bir tanesini blogumda yazacağım. bakalım siz böylesini okudunuz mu?
Sevgilerimle...