29 Aralık 2010 Çarşamba

Yıl Biterken

Yıl bitiyor işte. Oysa yeni başlamıştı daha. Rüzgar gibi gelip geçti sanki. Hep böyle olmuyor mu ?dedim hüzünlü hüzünlü.
Kendimi kanepeye attım boylu boyunca...
Bu sene neler oldu diye düşünmeye başladım...
Kanepeye uzanıp, gözlerim tavanda, kollarım plates hocasının öğrettiği gibi  iki yanımda.
Rahatlamaya çalışıyorum ki tüm yılın en önemli olaylarını daha iyi hatırlayayım. Hemen birkaç güzel olay ve an geldi gözümün önüne. Sevindim. Hüznüm dağılır gibi oldu birden. Uzanmaktan sıkılıp bilgisayarın başına geçtim.
Sonra bu sene çektiğimiz fotoğraflara bir göz attım. Ne kadar da çok güzellik olmuştu bu sene. Ne kadar tatlı anılar vardı içlerinde. Ne güzel duygular yaşanmıştı, ne heyecanlar olmuştu. Hayallerimden biri gerçek olmuştu...
Ne güzel filimler izlemiş, ne güzel  insanlar ile sohbet etmiş, ne güzel yerleri gezmişim.
" Teşekkürler Allahım, 2010 yılında bana sağlık ve huzur verdiğin için. Umarım yeni yıl çok daha kendimi geliştirebileceğim, sevdiklerim ile mutlu olacağım bir yıl olur. Herkesin tüm hayallerinin gerçek olmasını dilerim.

27 Aralık 2010 Pazartesi

TABU OYNAYALIM MI?

  İşte bu akşam, yine ev ahalisi olarak herkes bir kenara çekilince"Hadi birlikte birşeyler yapalım" dedim. Oluuurrr... dediler bir ağızdan. Sonra büyük oğlum "Teyzemin getirdiği TABU' yu oynamak ister misiniz?" dedi. Birden kendimizi bu zevkli ve eğlenceli oyunun içinde bulduk... 

25 Aralık 2010 Cumartesi

Benim Sevdiğim Şarkılar

       Okulun kapısından içeri girdiğimde yeni mezun olmuş, çiçeği burnunda öğretmen adayları ile karşılaştığımda ne kadar mutlu oldum anlatamam. Hepsi pırıl pırıl gözüken yeni mezun arkadaşlarımız ile öğretmenler odasında sohbet etmeye başladık bir süre sonra. Bir ara müzik öğretmenliği bölümünü yeni bitiren arkadaşımız ile konuşuyorken Göksel' in konserine gideceğimizi söyledim. Nostaljik şarkıları çok sevdiğimi ilave ettim. O kadar gençlerdi ki yanlarında kendimi oldukça olgun hissettim. Hele Füsün Önal' ı tanımamaları yok mu; ben yaşlarda bir öğretmen arkadaş ile birbirimize baktık ve işte dedim "Biz, artık yaşlanıyorum" galiba. "Sizler kaçlısınız arkadaşlar"" dedim.  Çoğunun 89 lu olduğunu duyunca, "Hımm ben artık ufak ufak uzayayım, buradan" diyemedim tabiki ,o esnada çalan zil ile sınıfıma doğru gitmek için kalktım ve yüzümde kocaman bir gülümseme ile en Lütfiye sesimle, Demet Akbağ taklidi yaparak "Hadi size iiiiyiii... günler..." dedim  hayalimden.  
       İşte bu akşam  üç sigortacı, bir güzel sanatlar mezunu, bir dişçi, dört öğrenci, iki öğretmen , bir ev hanımından oluşan garip ama sevimli grubumuz ile konserden önce buluştuk. Kakada kikilerimiz gecenin nasıl geçeceği konusunda ipucu veriyordu aslında bize. Hele benim ortaokul arkadaşım tam bir kahkaha makinesi
olan Funda ile yan yana oturunca gecem daha bir renklendi sağ olsun.
       Göksel bir çok şarkı söyledi bu gece. O kadar kırılgan ve hanım hanımcıktı ki bayıldım. Parmaklarını büzüştürüp, çocukluğumuzda  Emel Sayın' dan gördüğümüz gibi edalı edalı çevirmesi  ve arada gerdan kıvırması da çok hoştu. O bile nostaljik geldi bana. Hele Alpay'ın " Eylül de gel " ve " Benden sorsan ummanlardır derdim " dizeleri ile başlayan Füsün Önal parçasını söylemesi beni bitirdi zaten. Gece erken bitti ama olsun tadı damağımızda kalsın ki yine buluşalım arkadaşlarımızla.
        Evime geldim. Küçük oğlum bana kapıyı açtı. Kocaman sarıldık birbirimize. Pofidik pijamalarını giyince göhsündeki  Benten'e kocaman bir öpücük kondurup, "Sarı Vosvos' un Karın Ağrısı" nı okuyarak gecesini uykuyla tamamladık.

Bu Gece Göksel Konserindeyiz!


Bu gece kız kıza Göksel konserine gidiyoruz. Önce birlikte birer kahve içip sonra konsere gireceğiz. Hep birlikte şarkılar söyleyeceğiz. Nostaljik şarkıları var Göksel'in. Hep eski şarkılar.  Bakalım neler yaşayacağız. Göreceğiz!

18 Aralık 2010 Cumartesi

Sakın Kuşlara Uyma...

                                                                                                                             
Sensiz olmadı ellerime kelepçe
Vurdun kalmadı ayrılığa gerekçe
Nasıl ki evlerin odaları varsa
Nasıl ki kuşların yuvaları varsa
Gönlün mabedimdir
Omrüm al senindir
Gördüm gözümü ilk açışımla
Döndüm dolaştım ellerine
Başım nasıl hasret dizlerine
Aşkım sen sakın kuşlara uyma
Sensiz olmadı en sonunda nihayet
Bitti kalmadı şarkılarda keramet
Sensiz olmadi en sonunda nihayet
Bitti kalmadı şarkılarda nihavent
Nasıl ki..
Gönlün mabedimdir.
Döndüm dolaştım ellerine.
Kuşlar her baharda gelirler
Ama sonbaharda göçerler
Aşkım sen sakın kuşlara uyma
Kuşlar sen kuşları boş ver
Evler yerlerinde değiller
Aşkım sen sakın kuşlara uyma
AH Sen kuşları sevdin
AH Sen de gidermiydin
AH Sen hala kuşlara hayran
AH Aşkım gemilerdi
AH Sana demirlendi
Gemilere adres oldu liman
Sen hala kuşlara hayran

Gipsy Kings Usulü Hotel Kalifornia


                             

3 Aralık 2010 Cuma

Deniz ve Hayal



   Denizin kenarına oturdum. Derin derin içime çektim iyot kokulu serin havayı. Gözlerimi kapadım. İşte sen oturdun  bile yanıma. Birbirimizle hiç konuşmadan dalgaların kıyıya vuruşunu  izliyoruz birlikte...

    Böyle yazmışım anı defterimin bir yerine. Tuhaf diyorum, ben ki her zaman çal çene tiplerden hoşlanmış biri olarak hayali sevgiliyi  hep suskun biri olarak kurguluyorum  nedense...