15 Eylül 2010 Çarşamba

                    
                   İşte bu...
                   Bu resim ...
                   Bu resimdeki zamanlarda geçen bir film izlemeye acayip ihtiyacım var. Şimdi canım sinemada olup, ne diyorlar bilen bilir ben çok anlamam; "dönem filmi" midir nedir? İşte onlardan birini seyretmeye ihtiyacım var. Romantik bir şeyler seyretmem lazım. Lortlar, leydiler zamanım geldi.
                  Baktım da vizyonda da hiç öyle birşeyler yok. Şu anda sinemalarda benim yarama tuz basacak bir film görünmüyor. Yok artık bin defa seyrettim, " Aşk ve Gurur"
seyretmeyeceğim. Hem çok uzun, hem de ezberledim artık.
                  Oysa bu akşam Spartaküs seyretmeyi konuştuk. Hiç ruh halime uymayacak. Ne yapalım bakalım şansımıza ne çıkacak.


                                             ELLERİMLE BÜYÜTTÜĞÜM
             Onları ilk gördüğümde sadece düşündüğüm şey , ne kadar minik olduklarıydı. Küçücük insanlardı. Aynen benim gibi elleri ve gözleri vardı ve benim gibi oyuncuydular. Önce sıra olduk ve birbirimizi süzdük dikkatle. Daha çok onlar beni süzdüler galiba. Ben bir taneydim. Onlar ise üç düzine kadar. Bu "öğretmen, öğretmen" dedikleri neye benzer bir şey acaba diye baktılar.Sonra benim de onlar gibi olduğumu anladılar galiba.
                   İnanılmaz şekerler hepsi. Çok komikler, her söyledikleri çok komiğime gidiyor da zor duruyorum gülmemek için, alınmasınlar diye. Dudaklarımı ısırıyorum, bazen komik sesler de benden çıkıyor, bakıyorlar bana. Öğretmen krize mi girdi diye...
                   Bugün  el kasları gelişsin diye hamurdan elmalar, bebekler, kuleler, koltuklar, toplar yaptılar büyük bir sabırla. Oynadılar rengarenk hamurlarla hevesli hevesli. Boyalarını çıkarıp resim yaptılar sonra istedikleri renklerle.
                   En sonunda birisi dedi ki, ağlamaklı bir sesle "Öğretmenim çok acıktım ne zaman yemek yiyeceğiz acaba?"