okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2011 Perşembe

Okul ve Yalnızlık


                                                                       PENCERE

Okulun penceresinden dışarı bakıyorum. Çıplak dallarını  yukarı uzatmış yalnız ağaç ile bakışıyoruz. Seni de kimse anlamıyor mu?diyorum. Gülümsüyor. Benimle mart rüzgarında şemsiyeli ve koşuşturan insanları seyrediyor. Bir yerlerde zil çalıyor...Bir türkü tutturuyorum.Çocuk seslerine karışıyor sesim.

18 Ekim 2010 Pazartesi

1. SINIF OKUTMAK


                  Öğrencilerin defterlerine baktım bugün yine. Tek tek,  hepsine yıldız attım, küçük notlar düştüm sevinsinler diye. Minik elleri ile nasıl yazmaya çalışıyorlar bir görseniz. "Ne zormuş bu elyazısı canım" diyorlar sanki bazen bakışları ile. Düz bir "e" yapmak varken ne öyle çengelli çengelli. Bazılarının terden avuçları nemleniyor, kimisinin küçücük dilleri dışarıda, of dercesine geriye atıyor kahküllerini minik Yaren.Yine de bırakmıyor yazmayı.
                    "Aferin çocuklar" diyorum onlara "Bu sınıftan ne yazarlar, ne şairler, ne doktorlar, ne mühendisler çıkacak ..." Bakıyorlar biraz şaşırıp. İyi bir şey söylediğimi hissediyorlar sonra. " Sizin  yazınız şahane olacak" diyorum onlara.Gösterdiğim heceyi hemen okuyan bir başkasına "Sen çok hızlı okuyacaksın kitapları" diyorum. Gülümsüyor... O da bana yetiyor.
                    Bazen korkuyorum aslında, ya okuyamazlarsa diye geçiriyorum içimden .  Aaaa diyorum iç sesime, sonra ne olacaklar bak görürsün, büyüsünler seni bile beğenmeyecekler, korkma sen. Kendimi rahatlatıyorum.
                    Gözlerine bakıyorum sonra, nasıl cinler var, nasıl pırıl pırıl  bakıyorlar. "Su mataranı askıya as" diyorum dalgın bir oğlana. "As" diye yankılıyor benim cümlemi .Gülüyor sınıf. "Arkadaşınız çok şakacı değil mi ?"diyorum, durumu toparlamak için.
                   Bazen ciddi durmam gerekiyor sınıfta. Ne yazık ki çok gülersem tepeme çıkıyorlar sonra. O yüzden   iki gülüp bir somurtuyorum arada. Bu arada eski sınıfımdaki bir grup öğrenci öbür binadan kalkıp geliyorlar her tenefüs. Onların da anlatacak ne çok şeyleri var. Branş öğretmenlerinin yaptığı herşeyi anlatmaya çalışıyorlar bana. Sınıfta kim ne demiş, derste kim konuşmuş, disipline kim gitmiş felan...Anlamıyorlar artık benim başka sevgililerim var. Kabullenemiyorlar. "Hadi geldiniz yardım edin bakalım" diyorum. Yeni öğrencilerimin yaptığı resimleri astırıyorum panoya eski öğrencilerime.  Hevesle asıyorlar. Zil çalıyor. Eskiler sınıflarına giderken yenileri gelip "Çok acıktım "diyor düğme burunlu sarı bir oğlan." Ben de, ben de" diyor diğerleri ."Beslenme yapalım mı? "diyorlar. "Hadi yapın bakalım "diyorum gülerek. "Oleyyyyy..." diye bağırıyorlar.                

24 Ağustos 2010 Salı

                                             KENDİMİ OKULA HAZIRLAMA YAZISI

    Az kaldı bir süre sonra ben de çalışanlar kervanına geri döneceğim. İki aylık tatilim bitmek üzere. Herkesin zannettiği gibi üç ay değil çünkü. Eylül bir oldu mu ben en güzel kıyafetimi giyer okulumun yolunu tutarım. Karneler dağıtılır ya haziranın ortasında bizim işimiz bitmez biz o ayın sonuna kadar okula gidip gelmeye devam ederiz.
    Bu yıl birinci sınıf oluyorum. Kimler kimler başlayacak bakalım okula. Tanrım diyorum lütfen bana yardım et.Onların iyi birer insan olmalarına katkım olsun.
    Ancak ben mini mini bebelere öğretmenlik yaparken arada bir kendimi kaybedersem beni toplayın e mi.     Onlar birinci sınıf olacaklar ben onlardan çok korkuyorum. Siz hiç 35-40 tane yedi yaş ile altı saat geçirdiniz mi? Hem de haftada beş gün. Yılda dokuz ay... Of of benim dertli başım. Şimdi ben onlara dayanamam Sunay Akın şiirleri okurum. Orhan Veli' nin aşklarını anlatırım(!)Attila İlhan "Yağmur Kaçağı" derim. Herkes hayalindeki ağacı çizsin,şimdi biraz da dans edelim derim Ajda dinletirim. Alt kattaki öğretmen gelir sınıf ta ben yokum zanneder ve beni çılgınlar gibi çocukların ortasında dans ederken görür. Hayret dolu gözlerle bakar ve"Pardon hocanım, siz yoksunuz zannettim "der. Benim sınıfım her zaman okulun en yaramaz  sınıfı olur ama nedendir okul birincileri de hep aynı sınıftan çıkar.
   Beden Eğitim derslerinde beraber yakan top oynarız, mendil kapmaca ve kesinlikle miniklerle yağ satarım, bal satarım....Hemen hemen her derste bir oyun oynarız. Yoksa benim de canım sıkılır. Projeksiyonumuzu açarız, biraz VİTAMİN almamız gerek çünkü, sonra AKILLI SINIFA bakarız konumuz ile ilgili neler var diye. Sınıf içinde ortak çalışmalar yaparız en renkli kalemlerimizle. Asarız onların en küçüğünü bile panomuza...
    Bekleyin çocuklar şekerler, balonlar , küçük hediyeler ile ilk gün sizi kucaklamaya hazır öğretmeniniz şimdi biraz dinlenmede...