15 Nisan 2011 Cuma

Doğum Günün


Açık bırak pencereni
Örtme perdeyi bu gece
Sana yazdım bu şarkıyı
Sana yaptım bu besteyi
...
 "Anne sen en çok hangi şarkıyı seviyorsun?"
 Hiç başını kaldırmadan dedi ki:
"Açık bırak pencereni
Örtme perdeyi bu gece..."
"O da ne öyle "dedim, on dört yaşın en şen sesiyle.İkimizde gülümsedik sonra. "Eski bir şarkıdır "dedi.
...
Ilık esen bir rüzgar tülü havalandırıyorken gençliğini gördüm bir anda. Siyah beyaz bir film gibiydi gençliği. Ondüle yapılmış saçları, kısa kollu bluzü , siyah pileli eteği ile bahçeli evin en ışıklı odasında, tek kişilik bir koltuğa oturmuş. Siyah gözlerinde mühürlü bir hüzün ve  kalkık burnu ile herşeye kafa tutar gibi mağrur. Bir fotoğraf çektirmek için poz veriyor. Üniversiteli nışanlısına postalanacak bu resim ihtimaldir.
...
Sen diyorum yirmi yaşın en asi sesiyle "Beni her ailesini beğendiğine vermeye kalkıyorsun. Evlenmiycem işte..." Siyah döpiyesinin üzerine yakası kürklü pelerinini giyiyor. Kapıyı tutan elinde iki
pırlanta yüzük. Dışarı çıkıyor, gezmeye gidiyor. Çıkarken "Ben senin iyiliğin için söylüyorum" diyor.
...
Şarap rengi kadife bir elbise giyiyor. Kalabalık salonun içinde hemen farkediliyor. Siyah dantelden bir eşarp var başında. Siyah kocaman güller başında dans ediyor. Konuştukça kuş cıvıltısı gibi kahkahaları. Komik bir şey anlatıyor. Herkes mutlu.
...
Yatağın içinde, küçücük çocuk gözleri ile bakıyor. Kalkamıyor, yürüyemiyor, yemeğini kendisi yiyemiyor. " Ben, gidiyorum." diyor. Anlamazlığa veriyoruz. "Canım hepimiz gideceğiz. Acelen ne" felan gibi lafı kıvırmaya çalışıyoruz. "Yok yok bu gidiş başka" diyor.
...
Gitti tam beş sene oldu. Yaşasaydı bu gün yetmiş yaşına basacaktı. Siyah uzun ipek elbiseler giyip, inci küpeler takacaktı. Tatlı, sevimli bir ihtiyar olup torunlarına hikayeler anlatacaktı...

NOT: Yukarıdaki resim http://dostca99.blogspot.com/ dan alınmıştır.