13 Haziran 2010 Pazar


PARKTAKİ YAPRAK
Bu sabah seninle en son başbaşa kaldığımız parkın önünden geçtim. İnanamadım... Düşündüm de üstünden yaklaşık çeyrek asır mı geçmiş?
O günden bu yana şehrin bu yanına pek yolum düşmemiş anlaşılan. Gelsem bile parkın önünden geçmemeğe gayret mi gösterdim acaba?
Bizim bankımız hala yerinde duruyor oysa. Park şimdi daha bir yeşil sanırım. Aslında mekan ile ilgili fazla bir şey kalmamış bende. Bir kış günü olduğunu hatırlıyorum . Sen bir taksiye binip gelmiştin alelacale. Çok duramam diyordun. Uykusuz ve bitkin gözüküyordun. Bir kaç gündür evden çıkmadığın kesilmemiş sakallarından belliydi. Üzerindeki kabanın rengi ve teninin solgunluğu hala aklımda.
Sen oturuyor ve hep uzakta bir noktaya bakıyordun. Ben ise şaşkın bir daha buluşmamanın ve senden bir yaprak gibi kopmanın nasıl dayanılmaz olacağını düşünüyordum. Aslında biz hiç biz olmamıştık. Sözlere dökülmemiş ne çok sey vardı.
"Seni bana çok gördüler" satırı gibi ben senin şarkında, "Sana olan bu aşkım inan hiç bitmeyecek" mısrası gibi sen benim şarkında öylece kaldık, kaldık, kaldık.

6 yorum:

tomrukcan dedi ki...

Gene çok ince, çok dokunan bir yazı olmuş Aylardan Şubat... Hani şarkıda diyorya "bazı hikayelerin sonu mutsuz bitermiş" Tıpkı öyle olmuş..

Mutsuz bittiği için mi hikaye olur acaba? Hıımmm. ben bunu biraz düşüneyimmm...

Ellerinize sağlık...

tomrukcan dedi ki...

hıımmm. demekki yazılan yorumlar RTUK'den geçemiyor :(((

vildan dedi ki...

Gerçekten o bank yıllardır duruyor mu yerinde? Memlekette değişmeyen bir o bank kalmış demek ki! Bir de bitmeyen aşkınız öyle mi? Buluşmaya niyet ettim ya sizinle Eylül geldiğinde.. O parkta ve o bankta buluşsabilsek sizinle keşke.. Ve siz bana bu öyküyü uzun uzun alatsanız.. Ben dinlesem.. Dinlesem.. Dinlesem... Yapraklar düştükçe eteklerimize... Sevgiler.

Aylardan şubat dedi ki...

Üzgünüm Hayal Kahvem ,
O bank, orada aşkları ayrılıkla sonlanan iki sevgiliye ait. Ölü aşkların hatıralarına dikkat etmeliyiz sanırım.
Sonsuz bir aşk hayaliyle...

Aylardan şubat dedi ki...

Merhaba Sonbahar,
Aşık Veysel'e sormuşlar :
- Aşk nedir? diye.
- Seversin , kavuşamasın; adı aşk olur,demiş.

Arogon' un ölümsüz dizelerini hatırlayalım mı?
Ne demiş kendileri: Mutlu aşk yoktur, yoktur...
Galiba ben buna çok inanıyorum.

tomrukcan dedi ki...

yoksa mutlu aşkın hikayesi mi yoktur, ne dersiniz?