7 Temmuz 2010 Çarşamba

                                 Gülünce dudakların bir gonca güle benzerdi


                                 Ben dudaklarını sense gülleri severdin


                                 Güller ve dudaklar şimdi ne kadar acı ve gizli


                                 Eski bir aşkı anlatır


                                 Güller ve dudaklar şimdi


                                 Döküldü yapraklarım, mazim denen o bahçeye


                                 Kayboldu dudakların seven yok artık gülleri


                                 Güller ve dudaklar şimdi ne kadar acı ve gizli


                                 Eski bir aşkı anlatır

                                 Güller ve dudaklar şimdi

7 yorum:

vildan dedi ki...

Selam Aylardan Şubat,
Anlıyorum ki güller önemli sizin için. Son yazılarınızda hep "gül" gündemde. Türkan Şoray'ın bu fotoğrafı da pek güzelmiş. Ne filmleri vardır değil mi? Hele Selvi Boylum Al Yazmalım! Mutlaka seyretmişsinizdir. Hele filmin müzikleri.. Yıllardır kaç kez seyretmişimdir. Doyamam tadına.
Hatırlattığınız için teşekkür ederim.

tomrukcan dedi ki...

Evet, bende Vildan Hanım ile aynı görüşteyim. Aylardan Şubat'ın yazılarında Gül çok önemli bir yere sahip görebildiğimiz kadarıyla...
Gül deyince de benim aklıma pek bi hüzünlü olan "Kırmızı Gül Demet Demet" türküsü geldi...

Bu şarkıyı en güzel kim söylüyor acaba? Bence Behiye Aksoy'dur en güzel söyleyen...

Selamlar...

Aylardan şubat dedi ki...

Merhaba Hayal Kahvem,
Evet güller benim için çok önemli.Eskiden beyaz papatyalar ile aramda garip bir bağlantı vardı, şimdi ise güller ile bir aşk durumum olduğu kesin. Gül ile ilgili herşeyi seviyorum. (Buna gül reçeli de dahil.) Çiğ bile yiyebilirim
onlara bayılıyorum.Hele erimiş çikolataya pembe gül yapraklarını bandırıp of ne müthiş olur.
Hala benle kahve içmek istiyor musunuz? Gördüğünüz gibi tuhaf biriyim.
Türkan Şoray' ın tüm flimlerini de izledim sanırım.Selvi Boylum Al Yazmalım' ı da çok severim. Kadir ağbi' de o flimde mükemmeldir. İlyas kamyonu kullanırken Asya' ya öyle bir sarılırki... çok mutludurlar. Cengiz Aytmatov keşke sonunu mutlu bitirseymiş senaryonun.Hani Asya ikisinin arasın da tercih yapmak durumunda kalırya orda başlar iç sesleri devreye girer. İşte "mutluluk nedir? "...sonunda Cemşit 'i tercih eder. O zaman bir çıkarımda bulunarak huzur mu arıyor tüm kadınlar acaba?
SEVGİLERİMLE...

vildan dedi ki...

Hımm.. İtiraf etmeliyim ki benim güzeller güzeli çikolatama gül karıştırdınız ya.. Şu kahve içme konusunu düşünmeliyim. Hoppala! Ne ilgisi var Aylardan Şubat? Ne yaptınız siz?
Gülü çikolataya bandırıp yemek, öyle mi? Gerçekten ilginç.. Hiç aklımın ucundan geçmezdi.. Hiiiçç.. Bakın, çiçek derseniz hakkını veremem maalesef gülün..
Ne yalan söyleyeyim çiçek deyince gülü pek tercih etmem. Papatyacıyım ben:)

Selvi Boylum Al Yazmalım filminin hep konusu üzerinde konuşulur ya.. Kaç kere seyrettim. Anlat deseniz konusunu bilmem.. Ben.. Ben galiba filmin müziğinin ve oyuncularının mimiklerinin hastasıyım. Bilirsiniz filmde genelde iç ses konuşur. Siz oyuncuların mimiklerinde o iç sesi seyredersiniz.. Her bir oyuncu müthiştir. Bence bu film var ya sözsüz sadece filmin müziği ile bile seyredilebilir.
Müthiştir. Yenilenmiş halini seyretmedim. Şimdi hatırlattınız ya teşekkür ederim. Hemen edinip seyredeyim.

O değil de, kahffe işini galiba sonbahara kadar epeyce düşüneceğim:))Sevgiler.

Aylardan şubat dedi ki...

Sevgili Hayal Kaffem,
Çiçek dediğin kokmalı, aklını başından almalı.
"Ah sen nerelerdeydin?" daha önce dedirtmeli. İnsanın ayağını yerden kesmeli...
Arada bir kokusu aklınıza gelip kalbinizi çarptırmalı.
Bir güle aşık olabilirsiniz.
Papatya ile ise aşk falı bakabilirsiniz.
Ama deseniz ki dikeni var. Haklısınız yerden göğe; ama "Gülü seven dikenine katlanır"o zaman...
Sonbahara daha çok var ama tam ben olur diyecekken siz vazgeçtiniz galiba?
En içten sevgilerimle...

Aylardan şubat dedi ki...

Merhaba TOMRUKCAN,
Gül ile ilgili çok hüzünlü bir türkü seçmişsiniz.
Az önce bu türküyü tekrar Yavuz Bingöl'ün sesinden dinledim. "Kırmızı Gül Demet Demet" ne güzel...
Gülden yana bir şarkı düşününce
MFÖ' den " Güllerin İçinden..."
Zuhal Olcay "Güller ve Dudaklar" ilk aklıma gelenler.
Türkülerden ise Neşet Ertaş' ın kiler olursa çok severim.Muziplik ve neşe veren yorumlarınız bloguma renk katıyor
Sonsuz teşekkürler...

tomrukcan dedi ki...

Aman efendim, reca edeceğim. Ben teşekkür ederim :))
Fekat, bir kez daha sormadan edemeyeceğim; şu "sonbahara kadar kaffe" konusunda geçen "sonbahar" bildiğimiz sonhabar'dır değil mi :)) Yoksa üzerime alınıp, sonbahar blog'ta cezveyi ateşe süreceğim, netekim :))

Bir gül şarkısı daha yazayım o zaman : Behiye Aksoy söylüyor "Gülünce gözlerinin için gülüyor"
Ben bu şarkıyı dinlerken hafif bir "hüzünlenme" ile birlikte aklıma "üzüm" gelir... Tadından dolayı mı? Hayır, tabiki renginden dolayı...
Selamlar...